Dönüşüm oranınız, yalnızca ilgilenmekle kalmayıp gerçekten satın almaya geçen kişilerin payıdır. Ziyaret ile satın alma arasındaki mesafe genellikle yanıt hızı ve takip zamanlaması meselesidir; her ikisi de otomasyonun en çok işe yaradığı alanlardır. İşte bugün uygulamaya koyabileceğiniz beş alışkanlık.
1. Saatler değil, saniyeler içinde yanıt verin
Yanıt ne kadar gecikirse satış ihtimali o kadar düşer. Sık sorulan soruları günün her saati anında yanıtlayan otomatik bir yanıt ayarlayın: fiyat, stok durumu, teslimat, iade. Kısa bir ilk yanıt bile, gerektiğinde bir kişi sohbete katılana kadar müşterinin ilgisini canlı tutar.
2. Yorumları özel sohbetlere dönüştürün
Bir gönderinin ya da reklamın altındaki her yorum olası bir satıştır. Yorumları otomatik olarak yanıtlayan ve kişiye ürün ayrıntılarıyla sipariş bağlantısını içeren özel bir mesaj gönderen bir kampanya kurun. Herkese açık etkileşim doğrudan bir satış kanalına dönüşür.
3. Doğru soruları sorun ve kitlenizi segmentlere ayırın
Müşterinin gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu öğrenmek için botun içindeki “sor” adımlarını kullanın, ardından bir etiket ekleyin. Net tanımlanmış segmentler, herkese aynı genel mesajı göndermek yerine hedefli teklifler göndermenizi sağlar; hedefli teklifler de belirgin biçimde daha fazla yanıt alır.
4. Takibi unutmayın
Çoğu satış ilk mesajdan sonra değil, birkaç temas noktasından sonra gerçekleşir. İlgi gösterip siparişini tamamlamayan kişiler için otomatik takip mesajları planlayın: nazik bir hatırlatma ya da süresi sınırlı bir kupon, bu kişilerin çoğunu geri getirir.
5. Satışı sohbetin içinde kapatın
Müşteriyi sohbetten harici bir siteye yönlendiren her adım, müşterilerin bir kısmını kaybettirir. Mağaza sohbetin içinde olduğunda müşteri, sohbetten ayrılmadan siparişini ve ödemesini tamamlar. Daha az sürtünme, daha fazla tamamlanmış sipariş.
Bir tanesiyle başlayın
Beşine birden ihtiyacınız yok. Bu ay en çok müşteri kaybettiğiniz noktaya denk geleni seçin, iki hafta boyunca ölçün, sonra bir sonrakini ekleyin.



